Kişisel gelişim ile ilgili bazı yazıları zaman buldukça siteme ekliyorum. İşte bunlardan sonuncusu duygusal zeka ve iş hayatı üzerine. İş hayatında başarılı olmak için neye ihtiyaç vardır? Yazının ilerleyen bölümlerinde bu konuyu aydınlatmak için duygusal zeka konusunda dünya çapında yaygın olarak kullanılan bir ölçek ile hazırlanmış bir araştırmanın kısa özeti bulunmaktadır. Söz konusu ölçek İsrailli Psikolog Dr. Reuven Bar-On tarafından geliştirilmiştir. Bar-On Duygusal Zeka (EQ) terimini ilk kez 1985'de kullanmıştır. Sosyal ve duygusal zekayı homojenleştirerek 133 sorudan oluşan "EQ-i (Emotional Quotient Inventory)" ölçeğini hazırlamıştır. Bar-On'a göre Duygusal Zeka "Bir kişinin çevresel baskılar ve isteklerle başarılı bir şekilde mücadele edebilme kapasitesine etki eden duygusal, kişisel ve sosyal nitelikteki bilgi ve yetenekler topluluğudur."
Psikolog İdil Demren Sevil'in yazdığı çok güzel bir makale okudum. Sizlerle de paylaşmak istedim. Her çalışanın ve işverenin okuması gerek bir makale olduğunu düşünüyorum.
Yapılan işin zorlayıcılığı ile çalışanın yeterliliği arasındaki ilişkinin kişi açısından üç sonucu vardır:
Öğrencilik yıllarımda farklı kitaplardan okuduğum, öğrencilik sonrası ise maillerle elden ele dolaşan bu yasaları ve hayat tecrübelerini sizlerle de paylaşmak istedim. Kendinizden birşeyler mutlaka bulacaksınız.
Bugün, bilinen bir olayı sizle paylaşmak istedim.
Asya'da maymunları yakalamak için gerçekten enteresan bir tuzak çeşidi var. Bir hindistan cevizini oyup, iple bir ağaca veya yerdeki bir kazığa bağlıyorlar. Hindistan cevizinin altına ince bir yarık açıp içine maymunun yemek isteyeceği tatlı bir yiyecek koyuyorlar. Ancak yarığın bir özelliği var. Yarık sadece maymunun eli açıkken sokacağı kadar büyüklükte, yumruk yaptığında elini dışarı çıkaramaz. Maymun tatlının kokusunu alır ve yiyeceği kavrar, ama yiyecek elindeyken elini dışarı çıkartması olanaksızdır. Sıkıca yumruk yapılmış el, bu yarıktan dışarı çıkamaz. Avcılar geldiğinde maymun delirir ancak kaçamaz. Aslında maymunu tutsak eden birşey yoktur. Onu sadece kendi bağımlığının gücü tutsak etmiştir. Yapması gereken tek şey elini açıp yiyeceği bırakmaktır. Ama zihninde açgözlülüğü o kadar güçlüdur ki bu tuzaktan kurtulan maymun çok nadir görülür.
Bizi tuzağa düşüren ve orada kalmamıza neden olan şey, arzularımız ve zihnimizde onlara bağımlı oluşumuzdur. Tüm yapmamız gereken, elimizi açıp benliğimizi ve bağımlı olduğumuz şeyleri serbest bırakmak ve dolayısıyla özgür olmaktır.