Alexa sıralaması dikkate değer mi? Bu soruyu herkes birbirine soruyor zaman zaman. Google Pagerank varken Alexa'ya ne gerek var diyenler oluyor. Google elinde o kadar veri olmasına rağmen halen herhangi bir sitenin ne kadar trafik aldığını açıklamadığından insanların elinde tek istatistiksel veri olarak Alexa Ranking kalıyor. Bir önceki yazımda bir başlangıç yapıp Alexa Sıralaması Nedir? konusuna değinmiştim. Sıra geldi bilinmesi gereken derinliklere. Fazla uzatmadan detaylara hemen dalalım.
Alexa Ranking Olayının Avantajları;
Alexa Ranking Olayının Dezavantajları;
Alexa Sıralamanızı Nasıl Yükseltirsiniz?
Sıralamanızı yükseltmenizin birden fazla yolu var. Tek yapmanız gereken aşağıdaki kuralları izlemek;
Evet, maddelere bağlı kalırsanız sitenizin Alexa Rankini tabiki yükseltmiş olacaksınız.
Her zamanki gibi bol hedeflenen trafikli günler
Yine en son yazımı yazdığım günden bugüne bayağı bir zaman geçmiş. Ama artık az az da olsa birşeyler karalamaya devam edeceğim. Önemli olan var olan bilginin paylaşılması
Alexa konusu yine herkesin merak ettiği bir konu. Sitesi olan herkes "hedeflenmiş trafik" peşindedir. Bazıları bu trafiği çekmenin sitenin sıralamasının (ranking) iyi olmasıyla sağlandığını düşünürken, bazıları ise yüksek ziyaretçi trafiğiyle bunu sağlayacağını düşünmektedir. Bir çok kişi Google'da yüksek sıralarda çıkmanın hedeflenen ziyaretçilere ulaşmanın tek yolu olduğunu düşünüyor. Ancak ne kadar çok kaynakta iyi sıralanırsanız hedefinize o kadar yaklaşacağınızı unutmayın.
Bu ay hiç yazı yazmadığımı görünce en azından birşeyler yayınlamanın doğru olacağını düşündüm. Yine bana mail vasıtası ile ulaşan bir yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum. Şans faktörü üzerine enteresan veriler toplayan bir profesörün yazısını okurken gerçekten meraklanacaksınız.
Şans var mıdır?…. Şanslı olanlar okur, Şanssızlar zaten okumadan sayfayı kapatırlar…
Profesör Richard, Wiseman Universitesi, Hertfordshire
Neden bazı insanlar inanılmaz derecede Şanslıyken, diğerleri hak ettikleri olanaklara asla sahip olamaz? Bir psikolog, yanıtı bulduğunu söylüyor.
"10 yıl önce, şansı araştırmaya başladım. Neden bazı insanların hep doğru zamanda doğru yerde olduğunu, diğerlerinin ise sürekli olarak şanssızlıklarla boğuştuğunu merak ediyordum. Ulusal gazetelere ilan vererek kendilerini her zaman şanslı yada şanssız hisseden insanların benimle temasa geçmelerini rica ettim. Yüzlerce sıra dişi erkek ve kadın, araştırmam için gönüllü oldu. Yıllar boyunca, onlarla söyleşiler yaptım; yaşamlarını gözlemledim ve deneylere katılmalarını sağladım.
Sonuçlar gösteriyor ki insanlar, neden şanslı ya da şanssız olduklarını tam olarak bilemeseler de düşünceleri ve davranışları, bu durumu büyük ölçüde açıklıyor.
Bir şans ya da bir fırsat gibi görünen durumları düşünelim. Şanslı insanların bu tür fırsatlarla sürekli karşılaşmalarına karşılık, şanssız insanlar bunlarla hiç karşılaşmazlar. Bu durumun, insanların söz konusu fırsatları fark etme yetenekleri arasındaki farklılıklardan mı kaynaklandığını bulmak için basit bir deney yaptim. Hem şanslı, hem de şanssız insanlara bir gazete verdim ve onlardan gazeteyi iyice inceleyip içinde ne kadar fotoğraf olduğunu bana söylemelerini istedim. Gazetenin ortalarında bir yere, üzerinde şu not yazılı olan büyük bir mesaj yerleştirdim: "Deney görevlisine bunu gördüğünüzü söyleyin; 250 dolar kazanın." Bu mesaj, sayfanın yarısını kaplıyordu ve yüksekliği 5 cm'nin üzerinde olan bir fontla yazılmıştı. Herkesin yüzünü sabit bakışlarla süzüyordum.Şanssız insanlar, bunu fark edemezlerken, şanslı insanlar hemen fark ettiler. Şanssız insanlar, genel olarak şanslı insanlardan daha gergindirler. Bu endişeli ruh hali, beklenmeyeni fark etme yeteneklerine ZARAR verir. Sonuç olarak, fırsatları kaçırırlar; çünkü baska bir şeyi aramaya aşırı odaklanmışlardır.
Partilere, mükemmel eşlerini bulma düşüncesiyle giderler; bu yüzden de iyi arkadaşlar edinme fırsatlarını kaçırırlar. Belli iş ilanlarını bulmaya kararlı bir biçimde gazeteleri incelerler ve diğer iş olanaklarını kaçırırlar. Şanslı insanlar, daha rahat ve açıktırlar. Dolayısıyla, yalnızca aradıklarını değil, orada ne olduğunu da görürler.
Araştırmam, sonuç olarak şunu gösterdi: şanslı insanlar, dört ilke sayesinde şanslarını yaratırlar.
Çalışmanın sonuna doğru, bu ilkelerin, şansı yaratmada kullanılıp kullanılamayacağını merak ettim. Bir grup gönüllüden, bir ay boyunca, şanslı bir insan gibi düşünüp davranmaya yardımcı olacak egzersizler yapmasını istedim. Çarpıcı Sonuçlar. Bu egzersizler, şans fırsatlarını fark etmeleri, sezgilerini dinlemeleri, şanslı olmayı ummaları ve şanssızlığa karşı daha esnek olmalarında onlara yardımcı oldu.
Gönüllüler, bir ay sonra döndü ve neler olduğunu anlattılar. Sonuçlar, çarpıcıydı: Bu insanlarin %80'i, artık daha mutluydu; yaşamında daha çok tatmin oluyordu ve belki de en önemlisi, daha şanslıydı. Sonuç olarak, asla akla gelmeyecek "şans faktörü"nü bulmuştum. Aşağıda, Profesör Wiseman'ın şanslı olmak için önerdiği dört temel ipucu bulunuyor:
Herkes için farklı anlam taşıyan PageRank değeri bizim de gündemimizde. Daha önce bu konu üzerinde biraz durmuştuk. Tekrardan hatırlamak istersek hemen Sayfanızın PageRank Değeri isimli yazıma tıklayalım.
Bugün bahsedeceklerim ise aldığınız veya almak istediğiniz değerlerin yorumu ile ilgili. Öncelikle PageRank değerinizin kaç olduğunu öğrenmenin yollarını belirteyim.
Internet Explorer kullanıcıları için;
Firefox Kullanıcıları için;
Bugün yine herkesin faydalanacağı bir yazıyı sizinle paylaşmak istiyorum. Gerçekten harika bir yazı. Nido Quebin tarafından yazılmış ve sonra tercüme edilmiş.
Yazıyı okurken kendinizi bu kriterleri yerine getirirken düşünün. Başarıyı yakalamak aslında çok kolay. Okuyacağınız yazıda anlatım tarzı genelde 1 e 1 pazarlamaya yönelik ancak internet ortamı için de gerekli olan tüm kriterleri barındırıyor. Sitenizdeki bir ürün veya hizmeti ziyaretçilerinizi ikna ederek satabilirsiniz. İletişim çok önemli. Aşağıda, Amerika’da yüksek ikna gücüne sahip satış uzmanlarının 10 yöntemini bulacaksınız. Bunlar, ikna etmenin 10 büyük sırrıdır.