Google'ın elinin uzanmadığı hiçbir yer kalmadı artık. Nereye baksak farklı bir servis sağlıyor. Bundan oldukça uzun zaman önce ortaya çıkardığı servislerden birisi de Google Checkout idi. Bu servis sayesinde kredi kartınızı tek seferliğine sisteme giriyorsunuz ve anlaşmalı yerlerden sadece mail adresinizle alışverişinizi tamamlıyorsunuz. Parayı bankanızdan google çekip karşı tarafa ödüyor. Sistem aslında dünyanın bu alanda bir numarası olan PayPal'ın bir klonu.
Peki bu kadar büyük bir firma olan Google bu servisinde istediği başarıyı yakalayabildi mi? Evet dersek yalan söylemiş oluruz.
Site sahibi olan herkesin rutin olarak yapması gereken görevleri vardır. Eğer bu görevlerini yerine getirmezse sitesi günden güne değer kaybeder ve bulunmak istediği noktaya bir türlü gelemez. Peki izlenmesi gereken kritik noktalar ve görevler nedir? SEO uzmanı olmanız gerekmiyor. Uzman olanların öğütlerin faydalanarak sitenizi her zaman üst sıralarda tutmaya çalışın. Bazılarını günlük, bazılarını haftalık, bazılarını aylık yerine getirmeniz yeterli. İşte size ayın 13'ünde 8 kritik nokta
Is technology taking us by storm… still? Are we still coping with its repercussions and effects? Actually, the question should be: are we actually aware of its repercussions? This might be an intensely debatable issue. But the facts are that, nowadays, the super might technology – and by that, we mostly mean computers, plus the obvious and mandatory Internet connection – actually represents a compensatory world.
At first glance, this world is the world of computer games with their 3D monsters or the world of the fully colored graphics and animated websites. Is that all? Actually, at a more profound ideological analysis, we observe the fact that this reality with technological support - if we may call it reality and not virtual fantasy – is a world where we want to escape, to play, to relax and to dream. Think about it: doesn’t the technology offer us all the above? Where will it end? Step by step, all human pleasures, dreams and desires will have a correspondent in this endless, limitless and charming virtual space.
Google radyo reklamcılığını başlattı. Sadece başlatmakla kalmadı tabi. Reklamverenlere harika bir promosyon sağladı. Eğer Google Adwords reklamvereni iseniz 400 dolarlık promosyon kredileriniz, ilk Google sesli reklam kapanyanızı başlattığınızda hesabınıza yatmış olacak. 30 Haziran 2007'de de reklamlarınız yayına girmiş olacak.
Google Audio Reklamları yüzlerce radyo istasyonundan hangilerinde reklamınızı yayınlayabileceğinizi gösteriyor. Ayrıca radyo istasyonu seçiminde size demografik kıstasları da sağladığından hedeflenmiş bir reklam kampanyası yapabiliyorsunuz. Tabi daha önce denemeyenler, nasıl bir geri dönüş alınabileceği hakkında fikir sahibi olamıyor. Ancak unutulmamalıdır ki burada hedef kitleniz internette sayfa gezenlerden farklı olacak. Müşterilerinizi sözlü ikna tekniklerini kullanarak kazanacasınız. En büyük artılarından birisi de adblocker kullanıp site üzerindeki reklamlarınızı görüntelemeyen insanlar olmayacak. İnsanlar 3 şarkıdan sonra gelen reklamı daha sonra gelecek olan şarkıyı veya röportajın devamını kaçırmamak için dinleyebilirler. Sorusu olanlar yazının altına yazabilir.
Bu promosyon Amerika ve Kanada'daki reklamverenler için geçerli olmasına karşın, yeni oluşturacağınız hesap ile bu sorunu çözebilirsiniz.
Google'da herhangi bir kişinin resmine ulamaya çalıştığınızda karşınıza ilgili ilgilisiz bir çok sonuç çıkarıyor. Hele ki aradığınız kelimeler birden çok manaya geliyorsa iyice siniriniz bozulabilir. İnternette dolaşırken problogger sitesinde faydalı bir bilgi gördüm. Kendisi Paris Hilton ile ilgili resim aramaya çalışırken sadece Paris yazmış ve doğal olarak Paris şehrinin türlü resimleri önüne serilmiş. Google tabi sizin ne amaçla arama yaptığınızı bilmediği için bu sonuç doğal. Peki bir de buraya tıklamayı deneyin. Değişen ne oldu dersiniz?
Google Blogoscoped buradan anlaşıldığı üzere Google mühendislerinden birinden bilgi almış. Google Images bundan sonra aramalarınızı çeşitli kriterlere göre sıralandırabilecek. En önemli gelişmeyi yüz tanıma programıyla gerçekleştirmişler. Şu an resmi bir ağızdan açıklanmadıysa da herkes tarafından kullanılabiliyor.
Eğer normal bir arama yaptığımızda (bu sefer Nicholas Cage'i aradığımızı varsayalım) adres çubuğumuzda görünen bu;
http://images.google.com/images?q=cage
Sadece buna ek olarak sonuna &imgtype=face ekliyoruz ve entera basıyoruz. Yüz arama sonuçlarınız bu şekilde karşımıza listeleniyor. Daha önce kafesten başka birşey görmezken şimdi ise Nicholas Cage'in fotoğrafalarına sahipsiniz.
http://images.google.com/images?q=cage&imgtype=face
Eğerki arama surat yerine haber ilişkili resimler arıyorsanız &imgtype=news eklemeniz yeterli olacaktır.
http://images.google.com/images?q=cage&imgtype=news
Hepiniz bol hedeflenmiş aramalar.